Çin’in içinde Çin’den büyük!

Yazan root

Çin Halk Cumhuriyeti dün 71. yılını kutladı. 1 Ekim 1949’da Halk Cumhuriyeti’nin kurulduğunu ilan eden “Çin’in Atatürk’ü Mao Zedung”, 1945 yılının Haziran ayında, Çin Komünist Partisi’nin 7. Genel Kurultayı’nda şunları söylüyordu:

DAĞLARI TAŞIYAN BUDALA İHTİYAR

“‘Dağları Taşıyan Budala İhtiyar’ adlı eski bir Çin masalı vardır. Bu masal, çok eskiden Çin’in kuzeyinde yaşayan ve ‘Kuzey dağının budala ihtiyarı’ adıyla bilinen yaşlı bir adamı anlatır. Bu adamın evi güneye bakarmış; kapısının önünde duran Taihang ve Wang Wu adlı iki büyük dağ yolu kapatırmış. Adam bir gün oğullarını çağırmış ve hep birlikte kazma küreğe sarılmışlar, dağları büyük bir kararlılıkla kazmaya başlamışlar. ‘Akıllı İhtiyar’ adıyla bilinen bir başka aksakal onları görünce gülmekten kırılmış: ‘Amma da aptalsınız! Bu iki koca dağı kendi başınıza hayatta kazıp bitiremezsiniz!’ demiş. ‘Budala İhtiyar’ cevap vermiş:’Ben ölünce oğullarım devam eder; onlar ölünce torunlarım devam eder; torunlarım da ölünce onların oğulları ve torunları devam eder ve bu durmadan sürüp gider. Dağlar ne kadar yüksek olursa olsun, daha fazla büyüyemezler. Ama bizim kazdığımız her parçayla biraz daha küçülürler. Kim demiş onları yerle bir edemeyiz diye?” Budala İhtiyar’, ‘Akıllı İhtiyar’ın yanlış görüşünü böylece çürüttükten sonra, inancından hiçbir şey yitirmeden her gün kazmaya devam etmiş. Tanrı bütün bu olup bitenden çok etkilenmiş ve yeryüzüne iki melek göndermiş; bu melekler de dağları sırtlayıp götürmüşler.”

Mao Zedung, bu masalı anlattıktan sonra şunları söylüyor: “Bugün, Çin halkının omuzlarında bütün ağırlığıyla duran iki büyük dağ vardır. Bunlardan biri emperyalizmdir, öbürü de feodalizm. Çin Komünist Partisi çoktandır bunların kökünü kazımaya karar vermiş bulunuyor. Sebat etmeli, bıkmadan usanmadan çalışmalıyız. Böyle yaparsak Tanrıyı biz de etkileriz. Bizim Tanrımız, Çin halk kitlelerinden başkası değildir. Çin halk kitleleri ayağa kalkıp bizimle birlikte kazarlarsa, bu iki dağı niçin yerle bir etmeyelim?” (1)

EN BÜYÜK YARATICI HALK

Bu yazının başlığındaki bilmecenin yanıtı: Çin halkı!

İnsanlık tarihinin gördüğü en büyük kalkınma hamlesini gerçekleştiren, 70 yılda 800 milyonu yoksulluktan kurtaran, dünyanın en büyük ekonomisini kuran, bilim ve teknolojiyi geliştirmede lider olan Çin Halk Cumhuriyeti’nin sırrı, Çin halkının harekete geçirmesidir. Bu mucizenin yaratıcısı ve sahibi halktır.

HALKÇILIK BEYANNAMESİ’NİN 100. YILI

Çin halkının başarısını dünyada en iyi anlayacak milletlerinden biri Türklerdir. Çünkü biz Mao’nun önderlik ettiği halk devrimini, 1920’de büyük Atatürk’ün öncülüğünde gerçekleştirdik. İşgal edilmiş ülkemizi kurtardık, “Asya’nın hasta adamı”nı ayağa kaldırıp çağdaş, aydınlanmış ve üreten Türkiye’yi halkımız sayesinde kurmayı becerdik. Türkiye’nin büyük başarısının programı, bu yıl 100. yılını kutladığımız Atatürk’ün Halkçılık Beyannamesi’dir.

18 Eylül 1920 Mustafa Kemal’in Büyük Millet Meclisi’ne sunduğu Beyanname’nin ikinci maddesi şöyle: “Madde 2: Büyük Millet Meclisi hükümeti hayat ve bağımsızlığını kurtarmayı yegâne gaye bildiği halkı emperyalizm ve kapitalizm tahakküm ve zulmünden kurtaracak irade ve hâkimiyetin hakiki sahibi kılmakla gayesine ulaşacağı inancındadır.”

Mustafa Kemal, “halkı hakimiyetin hakiki sahibi kılma gayesi”ni de 14 Ağustos1920’de yaptığı konuşmada şöyle açıklıyor: “Esas itibariyle tetkik olunursa bizim nokta-i nazarımız -ki halkçılıktır- kuvvetin, kudretin, hâkimiyetin, idarenin doğrudan doğruya halka verilmesidir, halkın elinde bulundurulmasıdır. Yine şüphe yok ki bu, dünyanın en kuvvetli bir esası, bir prensibidir.” (2)

SALGINA YENİLMEMENİN SIRRI

Çin Komünist Partisi, Atatürk’ün “dünyanın en kuvvetli prensibi” dediği halkçılığı benimsediği için küremizde, Kovid-19 salgınına yenilmeyen tek ülke oldu. 2020 yılında Çin dışında büyüyen ekonomi yok. Halkın örgütlü gücünün en tehlikeli, en bulaşıcı virüsten bile güçlü olduğuna hep birlikte tanık olduk. Tarihte bütün bir şehrin karantina altına alınmasının tek örneği olan Wuhan şehrinde hayat şimdi güllük gülistanlık. Maske takmaya bile gerek duyulmuyor. Bu konuda daha ayrıntılı bilgeye sahip olmak için Aydınlık gazetemizin yayınladığı “Salgına Yenilmeyen Ekonomi” özel Çin ekini incelemenizi öneririm.

BÜYÜK LİDERLERİN SIRRI

Tarihte iz bırakmış, büyük devrimlere önderlik ederek insanlığın ilerlemesine katkı yapmış bütün liderlerin tek ortak özelliği var. Derin bir halk sevgisi. Marks, Lenin, Atatürk, Mao, Castro, Gandi, Tito, HoŞiMin’in hayatını incelediğimizde bunu saptayabiliyoruz.

Peygamberler de öyledir: Hz. Adem’den başlatabiliriz. Hz. Nuh ve Hz. İbrahim halka düşkünlükleriyle bilinçlere karışmıştır. Hz. İsa da halka dayanmıştır. Ancak en çarpıcı örneği Hz. Muhammed’dir. En güvenilir kişi olmak, ancak onun halka güvenmesiyle mümkündür.

Xİ JİNPİNG’İN HALK SEVGİSİ

Çin’in virüs salgınını alt edip ekonomisini büyütmesi Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’i dünya çapında öne çıkardı. Xi Jinping’in de en çarpıcı özelliği derin bir halk sevgisi taşımasıdır. Halka dayanması, halkın büyük enerjisine güvenmesi.

30 Eylül günü ÇKP Merkez Komitesi Daimi Komitesi çok önemli bir toplantı yaptı. Çin’in önümüzdeki beş yılını belirleyecek olan 14. Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın temel ilkelerini belirledi. Ekim ayının ikinci yarısında ÇKP Merkez Komitesi toplanarak, planın taslağını oluşturacak. Xi Jinping, 30 Eylül toplantısı öncesinde yurt gezileri yaptı ve sıradan halkın 14. Beş Yıllık Plan’a ilişkin talep ve önerilerini topladı.

Xi, 17 Eylül Perşembe günü, Çin’in Hunan Eyaleti’nin başkenti Changsha’daki 14. BYP için görüş ve öneri istemek üzere yerel temsilcilerin katıldığı bir sempozyuma başkanlık etti.

“Halkımızın mutlu bir yaşam arzusunu karşılamak bizim görevimizdir,” diyen Xi, 14. BYP’nin tüm ekonomik ve sosyal gelişmeleri kapsadığını ve Çin halkının yaşamıyla yakından ilgili olduğuna dikkat çekerek, toplumun her kesiminden insanları plan hakkında tavsiyelerde bulunmaya, görüşlerini bildirmeye teşvik etti.

Xi Jinping, Parti ve devlet yöneticilerine yaptığı çağrıda da bu tutumun gerekçesini şöyle açıkladı: “14. BYP’in halkın isteklerine cevap vermesi için halkın düşüncelerini ve beklentilerini anlaması gerekir.”

Toplantıda ilkokul mezunu 10 köylü temsilci söz alıp teker teker konuştu. Köylüler, kırsal bölgelerde eğitimin nasıl geliştirilmesi gerektiğini, hafif sanayinin desteklenmesi yoluyla yoksulluğun azaltılması ve mikro ve küçük işletmelerin geliştirilmesi ile ilgili önerilerde bulundu. Köylülerin fikirlerinin tabandan gelen gerçekleri yansıttığına vurgu yapan Xi, ilgili devlet birimlerinin önerileri dikkatlice incelemesini ve tam anlamıyla özümsemesi gerektiğini belirtti. (3)

The Economist dergisi, Çin’in yoksullukla mücadele başarısını gölgelemek için sipariş ettiği makalede bile, Çin’in başarısını kabul etmek zorunda kalıyor: “Sichuan Eyaleti Parti Sekreteri Peng Qinghua’ya göre, partinin ahlaki eğitime odaklanarak insanları dönüştürmesi, Çin sosyalizminin sahip olduğu eşsiz bir üstünlüğüdür. “Yoksulluğun azaltılması sıradan bir hayır işi değildir. Çin’in en yoksulları ulusal ekonomiye entegre ediliyor. İnsanların cebine para koymak bir başarı ölçütüdür. Daha büyük ödül, kendisinin en büyük kurtarıcı olduğu fikrini insanların kafalarına yerleştirmektir.” (4)

SONUÇ: ÖRGÜTLÜ HALK YENİLMEZ

Güzel Türkiyemiz büyük zorluklarla mücadele ediyor. ABD üç koldan piyonları aracılığıyla Türkiye’ye saldırıyor. Doğu Akdeniz’den, Irak ve Suriye’nin kuzeyinden, Kafkaslardan silah gösteriyor, kan döküyor. Dördüncü kol ve en önemlisi de ekonomi üzerinden. Batılı bütün bankalar ve finans kuruluşları, Türkiye’ye kredi vermemek, verdirmemek üzere sözleşmiş gibiler. Namık Kemal’in çağlar öncesinden gelen “Vatanın bağrına düşman dayadı hançerini/

Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini’ feryadına karşı daha güvenliyiz: Mustafa Kemal 13 Ocak 1921’de TBMM’den yanıtlamıştı: “İşte bu kürsünden bu Meclis’in başkanı sıfatıyla Meclisi oluşturan bütün üyelerin her biri adına ve bütün millet adına diyorum ki: ‘Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini / Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini.”

Bulundu, başarılı oldu. Birinci İstiklal Savaşımızla emperyalizmin yenileceğini göstererek ezilen milletlere örnek olduk. İkinci İstiklal Savaşımızı da halkımızın derin cevherine dayanarak mutlaka başarıya ulaştıracağız ve Asya’dan yükselen yeni uyarlığın yıldızlarından biri olacağız. Çünkü burada da Türkiye’den büyük Türk milleti var!

• Mao Zedung Seçme Eserler, Cilt 3, Kaynak Yayınları, 2. Basım, s.333

• Zabıt Ceridesi, c. 3, s. 183; Atatürk’ünSöylev ve Demeçleri, c. 3, 2. basım, Ankara, 1961, s. 101.

• https://news.cgtn.com/news/2020-09-19/Xi-Jinping-encourages-public-advice-on-China-s-14th-Five-Year-Plan-TUir7L6CoU/index.html

• https://www.economist.com/china/2020/09/19/chinas-anti-poverty-drive-is-not-disinterested-charity

Related Posts

Yorum Yap